24 Şubat 2009 Salı

Annelik Üzerine

8 Aylık annelik hayatımı özetleyecek olduğumda;
Arkadaşlar bu bebek büyütmek ,çocuk yetiştirmek anlıyorumki şimdilerde hiçbirzaman aklınızda koydunuz kurallara göre olmuyormuş.Yok ben çocuğum olsa bunu yaparım,şöyle yetiştiririm ,böyle terbiye veririm olayı sadece hikayeden ibaret imiş.
Bir kere nasıl bir huy ve karakterle dünyaya geliyorlar ise tamamen talim - terbiye etme görevi onların elinde oluyormuş.Oyunun kurallarını da aslında onlar koyuyorlarmış.Siz sadece size verilen rolü oynuyorsunuz konumunda imişsiniz de benim haberim hiç yokmuş.
Bikere benim zaten bebekten önceki hayatımda bebek nasıldır ,ne yapar,nasıl büyür diye bir bilgim hiç yokmuş ona kanaat getirdim.Bebekten sonraki hayatımda da aslında ideallerin tamamen hayaller olduğu kanısı ve gerçekten de ideal diye gerçek bir şeyin olmadığını anladım.İleriye dönük yorum yapmak ve planlar kurmanın ne kadar gereksiz,hayatı anlamsızlaştıran şeyler olduğunu,plan kursan bile zaten böyle bir şeyi yapmaya hakkın olmadığını,eğer ortada bir plan varsa bunu yavrucukların yapabileceği öğrendm.
Adacık daha dünyaya gelmeden hep dediğim ;ilk zamanlar uyur,koyduğın yerde kalır,oh bebekken sorun yok,en rahat dönem,sonrasında da işte bir çözüm bulunur idi.
Uyur,bebekler gibi uyumak AAAA aaa ne kadar saçmasapan bir terim Adacıktan sonra öğrendim.Şimdilerde aaa bebek uyur mu gibi bir kavram içerisindeyim.Bunu kim uydurduysa YALAN,

1.KURAL:Bebek asla uyumaz.

Bebeğime mümkün olduğunca mama vermek istemiyorum diye bir hayal olur mu ya nasıl kurduysam bu hayali kendimi bir türlü anlayamıyorum.Çalışma hayatıydı,kızım uyumuyordu,uykusuz kaldımdı derken süt olur mu hiç.Ya da şunu yersen sütün çok olur,bunu yersen süt yapar,boğazından kesme ,sen daha lohusasın diye koskoca yalanlar önüme birikmişken her denemem bir türlü çoğalma ile sonuçlanmayınca anladım ki anne sütü bünyesel ve dinlensel bir olay.Şimdi bu dinlensel ne demek derseniz kısaca ,yorulmamak,uykusuz kalmamak,çalışmamak,bir elin yağda bir elin balda gibi bir şey derim.Öyle aman süt olsun şundan yiyeyim bundan yiyeyim derseniz bir bakarsınız dirhem dirhem size et olmuş.

2.KURAL:Sütüm yoksa yoktur,çok ısrar edin ama yoksa mama verin.

Oysa ne hayaller kurarak kızımın odasını yapmıştık.Dönenceyi bile aman hemen hazır olsun diye almıştık.Adacık 8 aydır bir ilke imza atarak 3-4 gündür odasında yatıyor.Yatak odama beşik almam,yatağıma hiç almam,ay yazık ezilir filan olayları da yalan.AAA aaa bir bakıyorsunuz küçük ev arkadaşınız sizin yatağınızı da sahiplenmiş.Şimdi kendi odası ve beşiği,yatak odası beşiği,oturma odası çingene beşiği,büro çingene beşiği ve yatak odası yatağı olmak üzere bu miniğin 5 tane birden yatağı var.

3.KURAL:Bebek uyumak istiyorsa istediği yerde uyur,boşuna kurallar koymayın.

Ay hamilelikte biraz ölçüyü kaçırdım,neyse doğumdan sonra zayıflarım artık,zaten bebek var,ona adapte olmaktan istemesemde zayıflarım kadar büyük bir ütopya olamaz.Benim gibi hamileliğinizde 20 kg alıp 2.600 gr bir bebek doğuruyorsanız o ölçü kaçmamış,ölçü kavramı diye bişey kalmamış demektir.Emzirirken zaten kilo kaybedersin diye bir olay yok.Sonrasında da 8 aydır uyumadım ama 13 kg nin dışında da kilo veremedim diyen yunus balığı olursunuz.

4.KURAL:Zayıf olun zayıf kalın,hamileyken bebek nasıl olsa kilo alır.

Ben bebeğime tamamen doğal gıdalar vercem hikayesi de yalan.Bikere emzirirken bile mutlaka siz içerisinde hormon bulunan gıdaları tüketiyorsunuz bu sütten bebeğe geçiyor,sonrasında istrseniz mevsimsiz sebze meyve yedirmeyin yine morfolojisi bozulmuş gıdalardan tüketir.Valla bugünlerde maydonuzun bile hormonundan şüphe ediyorum.Bir de kavanoz kaşık mamaları yedirmem,evimde yaparım filan diye de bişey yok.Gittim gördüm test ettim.Kavanozlara sağlıklıca yerleştirdiklerini gördüm,ancak organik denilen gıdaların üreticileri tarım yapan amcalarımızla görüşüp konunun özüne inemedim,çocukluklarını gözlemleyemedim ama emin olun sağlıklı kavanoz gıdaları.Zaten sebzeleri pişirirken biz şoklama yapamadığımız için besin değeri kayıplara uğruyor.

5.KURAL:Kavanoz mamaları da evde yaptıklarınız kadar hatta daha fazlasıyla sağlıklı.

Bebeğimin kesinlikle düzenli bir yaşantısı,düzenli bir uykusu olacak,saati saatine düzen uygulanacak hayata uygulamayan bir kriterdir.Zaten bebeğimi büro hayatına da alıştıran biri olarak böyle yapabilen insanlar varsa dahi ben o katagoriye dahil değilim.Ben çocuğuma sağlıksız öğretilerde bulunmayacağım.Örnek veriyorum yürüteç almam,adımlarını sağlam bassın,yürümeyi gerçekten öğrensin.Demeyin.Aman 10 dk oyalansın yürüteçte o bile yeter diyen biri haline gelebilirsiniz.

6.KURAL:Düzen ve öğretiler yok gerçekler vardır.

Hep büyüklerimiz derler.Aman çocuk uyurken sen de uyu.Uyu uyu uyu nereye kadar uyu.O çocuk zaten yatınca 10 dk uyuyor,uygun yatak ve uyku pozisyonuna geçmek,uykuya dalmak bunca süre uykusuz kalmış birisi için zaten en az 30 dk yı bulurken gel de uyu.Başka açıdan bakalım,uyusun da ortalığı toparlayım,mutfağı toparlayım,yemek yapayım,çamaşır asayım durumları sözkonusu iken zaten bebeğin o uyku arasında bunların hiçbirini yapamaz,üstelik uyuyamaz,bebek uyanınca bir elde bebek bir elde yemek işe koyuluverirsiniz.

7.KURAL:Bebeğiniz uyurken asla uyuyamazsınız.

Ütü yapmayı sevmeyen biri olarak kendi ütülerimizin yanına bir de Ada kıyafetleri ütüleri çıkmıyormu deliriyorum.Aman kendininkilerden önce bebeğinkileri ütüle derler.Yalan söylemiyeceğim itiraf ediyorum arada ütülemeden dolaba dizdiğim olmuyor değil.Haa bir de bebek çamaşırlarına sabun tozu imiş YALAN ,Sabun tozu kesinlikle kıyafetlerde kalıntı bırakıyor,leke çıkarmıyor.Hoş hala bu yalana inanaraktan Ada'nın çamaşırlarını sabun tozu ile yıkıyorum ama zaten içerisinde hijyenik temizleyici barındıran şeylerin sağlıklı olmadığını da adım gibi biliyorum.Zaten o bebek yemek yerken nasıl bir kirletme canavarına dönüşüyor,o yaka nasıl bir güçle çekiliyor,inanamazsınız.

8.KURAL:Sabun tozu sağlıklı değildir.

Şimdilik aklıma gelen YALAN olan GERÇEKLER bunlar,gelen giden büro ortamında ancak bukadarını toparlayabildim zaten.Sonra 8 aylık annelik hayatımın öğretilerine devam edeceğim.

23 Şubat 2009 Pazartesi

AKŞAM YEMEĞİ üzerine ADA TATLISI


Bu akşam pratik yemek günüydü,işten gelip acıkınca en çabuk pişecek yemek nedir derken sosyete mantısı pratik,çabuk pişecek lezzetli bir yemektir diye koştur koştur pişiriverdik.Çok da güzel olmuştu.Sade oldu ama neyse...
Gelelim günün tatlısına :

Bizce çok lezzetliydi,o tatlı şimdi tatlı bir uykuda.
İyi uykular meleğim...

Ada'dan Emine Teyzesi'ne






Emine Teyzecim seni unutmadım tabiki.Az hoplatmadın beni büroda,resmen hoppala oldun teknolojik aletlere inat.Şule teyzemin mola vakitlerinde hep sendin yanımdaki.Ben artık büyüyorum,gelmiyorsam da oralara seni unuttuğumu sanma sakın.Annem senin yerine de öpüyor bazenleri beni.Sıcaklar gelsin ben de gelcem...
Sevgilerimle...
ADA
6 Saat uyumuş olmama rağmen bugün zıpkın gibi uyandım.Yatağım tekrar benim yaşasın.Adacık odasında artık.Cumartesi gece saat 12 ve 4.30 olmak üzere iki kere uyandı,pazar gece ise gece 01.00 de uyku arasında verdiğim mama ile sabahı gördü.Ama sabah uyandığında pek bir mahsundu.Üzüldüm.Acaba beni yalnız bıraktılar diye içinden geçiriyormuydu?
Aslında gönlüm çok da razı olmuyor onun oralarda tek başına kalıvermesine.(ay aman sanki kızımı okutmaya başka şehre yolladım:) )Hatta gece bu sefer bebefonu bile açmadım kendimi test etmek için.
İşte yine hafta başı mesai,bıraktım geldim.Daha bilmiyor yavrucak annesini uğurlamayı,kimbilir ilerki günlerde ne maceralara adım atacağız.İşe göndermemek için oyunlar,ağlamalar,peşime takılmalar:)Olsun yine de çok çalışan anneye göre ben çok çok daha şanlısıyım.Şanslıyım çünkü büromda kızım için de bir odam var,kızımın odası var.Gelenler bile alışmıştı Ada'ya ama Kurban Bayramından beri havalar soğuk,büro soğuk,artık Şule Teyzesiyle evde kalıyorlar.
Havalar ısınsın gene getiririm diye düşünüyorum aslında hergün olmasa bile haftada birkaç gün gelse kötü de olmaz.Kızım iş hayatına çok erken başladı.Daha kırkı bile çıkmamıştı ki ana kucağında sıcaklarda mesaiye kaldı yavrucak.Olsun gözüaçık olur belki,gerçi cadı benim kızım gözüaçık olacak inşallah.
Şimdilik bu kadar olsun benden,fırsat buldukça yazarım yine...

21 Şubat 2009 Cumartesi

İki çocuğumu da (Ada-baba)uyutarak cumartesi keyfi yapıyorum.Adacık odasında yatağında yatıyor,yatakta uyuttuktan sonra götürdüm odasına,şimdilik 2 saat oldu ses yok,bebefonla gezinip duruyorum evin içinde.Bakalım uyuyacak mı,ne kadar uyuyacak,alışacak mı?Bakalım bu gece nasıl olcak,belki kokumu almazsa deliksiz bir uyku çekebilir diye düşünüyorum.Tabi ki bu en iyi ihtimal,kötü ihtimalse kendini yalnız hissedip sürekli ses vermesi yani mızırdanmalar.
Adacım sağolsun dün gece yatağa enine olarak yayılıp hem babasını hem beni uykusuz bıraktı,fazla sahiplendi :)
Bu arada başından beri almam almam yok gerek yok demiştim ama evimize yeni bir Ada eşyası olarak yürüteç/örümcek girdi.Ada sevdi gibi görünüyor şimdilik ama yine de çok fazla kalmak istemiyor onunla.Çok yüksek olup bebek parmak uçlarına basmadığı müddetçe pek zararının olmadığı kanaatine vardım.
Bebek arabası,ana kucağı,mama sandalyesi,yürüteç derken epeyce kalabalıklaştık.Bir de oto koltuğu çıkar bugünlerde.Şimdilik hepsi ortalıkta işimize yarıyor,bir kaç sene sonra ne olcak halimiz bilemiyorum.Atıl stok deposu haline geliriz heralde:(
Bu arada yine kar geliyor sanki.Ankara'ya yağmış,yarın da burda o halde.Zaten hava buz gibiydi.Erciyes'e çıktık ailecek,manzara ,kayanlar,mangal kokuları süperdi tabi bizim açık alana çıkmamıza biraz daha vakit var yükseklik ve kardan dolayı da çok soğuktu.Belki bir gün kayarız da kızımızla.Nedendir bilmiyorum ama Ada arabayı sevmez hale geldi,sıkılıyor,dolaşmak istiyor,ah kızım güzel kızım arabada ayağa bile kalkamıyoruz,nasıl içinde dolaşalım:)tabi sadece içimden geçiriyorum,söylüyorum,ama anlamıyor ya da işine gelmiyor:)

19 Şubat 2009 Perşembe

video
Yatağına alışsındı oyunları...

UYUSUN DA BÜYÜSÜN:) ama uyumuyor....


Ada uyu kızım,uyu da büyü annecim, büyü annecim ,büyü de büyü annecim......
Ada ;uyumam annecim,uymadan büyürüm annecim,büyürüm annecim,büyürüm,büyürüm.
Ada ;uyumam oynarım,oynarım ağlarım,ağlarım kucaklayın,kucaklayın gezdirin,gezdirin sıkıldım,oynayın,oynarım......UYUMAAAAAMMMMM

Nedendir bilmiyorum ama kızım uyumayı pek sevmiyor,gündüz uykularımız doğduğundan beri hep kısa ve çingene beşiğimizde sallanarak yanında oturarak.Bu aya kadar da geceleri saat başı uyanarak,emzirmeyle yat kalk işlemi yaparak devam etti.Kendi odası olmasına rağmen sadece doğduğu hafta yattı sonra yatak odasına yeni bir beşik ekleyerek devam ettik.Yetti mi yetmedi,bu kolik derdine tutulduk,3.ayda çingene beşiği de kurduk uzunca sağlam bir ip bir de battaniye oldu da bitti.Bitmediiiii gene uyumadık gene uyumadık.Yat kalk,yat kalk kısır döngü halini alıverdi aylarca.
Sonra internet araştırmalarımda uyku yöntemlerine rastladım,ağlatarak uyutma,tracy-hoog(yatır-kaldır) birazcık denesem dedim ,deneyecek oldum içime sinmedi.
Bir de doktoruna soralım dedik ve aradığının güven hissi,güven kokusu,anne - baba kokusu olduğunu öğrendik.Sallamayın ,uğraşmayın,gece olduğunda hazırlayın ve yatağa uyuturken beraber yatın.Aldık biberonu giydik pijamaları ailecek;
biraz ceee oynadık,ama konuşmadık,
1.gün yattık 1.5 saatte uyuduk,
2.gün yattık 1 saatte uyuduk
3.gün yattık 1 saatte uyuduk
4.gün yatmayı yarım saat öne aldık 20 dk da uyuduk
5.gün 10 dk da
6.gün 5 dk da uyuduk
7.gün 15 dk da uyuduk.
Sonra uyur uyumaz kalktık yanından,uyanmaya çabalarken 2.biberon geliverdi,o biterken tekrar uyuyuverdi.
AAAAA çok güzel sevdik bu işi.Ama bu sefer ne oldu bir baktık ki yatakta üçümüz beraber uyuyoruz.Bunu da sevdik taaakiiii Adacık yatağı kendinin sanıp bizi köşelere mahkum edene dek.Biz köşelerde diplerde ,Adacık enine boyuna döne döne:)
Saat başı kalkmalarımız bitti,ben uyuyana kadar acıkmıştır diye 2-3 saate bir mamasını veriyorum.Kalkmalar bazen 2 bazen 3 bazen hiç olarak rutine bindi.
Yaşasın kızım bize güveniyor.
Uyku tamam peki ya odasında nasıl alışacak???Şimdilerde bunun üzerine düşünmekteyim,ama halen bir cevap bulamadım.Aslında onun kokusu ile uyumak çok da hoşumuza gitmeye başladı ama farkındayım ki bunun sonu yok.
Kızım ,gündüzleri onu bırakıp işe gittiğim için geceleri uyuduğunda da hep yalnız kalacağını düşünüyormuş demek.Off çalışan anne olmak ne kadar zor işmiş.
Biraz önce demiştim uyku yöntemlerinden bahsederken içime sinmedi diye,sinmedi gerçekten de.Bebeğim ağlayacak ben disiplinli bir tavırla hayır ağla sen orda ağla ağla uyu demek sinmedi.Bu sefer de bebek/çocuk uyumak ile ağlamak kavramlarını eşleştirmeye başlayacak kanımca.Her ağladığında uyumak için kafasını biyerlere gömecek.Sonraki zamanlarda huysuzlaşacak.Hele vicdan yönü var ki ,bir kere yatırdım ağladı 5 dk Adacık ağladı ben ağladım.Amaaaaaaaaaan ağlamasında uyumasında boşver dedik.
Şimdilerde işte odasına nasıl alırım düşünüyorum,bu fikrimi icat aşamasına geçirdiğimde paylaşırız yine.

16 Şubat 2009 Pazartesi

KAR

Kar yağmaya başladı,karanlık,iç karartıcı bir hava var şu an burda.Sanırım baharı getirmişken ,kışa döndük tekrardan.
Bakalım ne kadar duracak bu kar,yarın için yeni resimler eklerim,çok tutarsa belki kardan adam yaparız.

Ada için kullandığım ürünler


Huggies en beğendiğim bebek bezi oldu,gerçekten de kuru ve koku yapmıyor.Sık değişime rağmen bazı markalarda koku şikayetim olmuştu.

Mamalarda Milupa Aptamil Milumil(Ada çok seviyor sanırım içindeki vanilya kokusunda dolayı),gece mamasında Hero Baby İyi Geceler devam maması,Hero kavanoz mamaları,milupa kavanoz mamaları,Hero-Milupa tahıllar,muhallebiler.Johnson Bedtime ve diğer ürünleri de tercihlerimiz arasında,bunu yazmayı unutmuşum Handecim hatırlattı özellikle onun için ekliyorum.

Bu arada Milupa ve Hero'nun sitesine üye olduğunuzda size denemeniz için çok güzel numuneler gönderiyorlar.

Haftasonu...

Haftasonu evdeydik ailecek.Ada'nın klasik Migros ziyaretini yaptık,raflara bakmaktan,alışveriş sepetinde gezmekten çok hoşlanıyor.Ada mutlu olmuştur sanırım.Çalışan bir anne olduğum için bu güven sorununu fazlaca yaşıyorum.Sanırım annem beni bırakıp gidecek diye düşünüyor.Ne zaman aşarız,nasıl aşacağız ki elimden geleni yapmaya çalışıyorum ,kızım ne zaman güvenecek bilemiyorum ama çok zor olduğunu çok iyi biliyorum.Aslında anlatmaya çalışıyorum,senin için işe gidiyorum,sana daha şeyler sunabilmek istiyorum diye söylüyorum ,umarım ki beni anlıyordur.
Okuduğum bazı başlıklardan bilgiler vermek istiyorum.

Çalışan annelerin yaşamını kolaylaştıran öneriler
İşyerinde emzirme odası gibi özel imkânlar yaratılması için diğer annelerle birlikte mücadele edin.
Ofisteyken işe, çocuğunuzlayken de sadece ona yoğunlaşın.
Ev işleri ve çocuk bakımını eşinizle eşit olarak paylaşın.
Mümkünse ev işinde de yardımcı olabilecek bir bakıcı tutun.
Çok iyi organize olun. Çocuğun çantası, kıyafetleri gibi detayları geceden hazırlamaya çalışın.
Eviniz işyerine yakın olsun. Böylece yolda geçireceğiniz zamanı çocuğunuza verebilirsiniz.
Çalıştığınız için çocuğunuza karşı kendinizi suçlu hissetmeyin.
Çocuğunuzla vakit geçirmek için rutin davranışlara başvurun. Yatakta TV seyrederek ya da okuldan çocuğunuzu kendiniz alarak onunla daha bol vakit geçirebilirsiniz.
İş hızınızı kontrol altında tutun. Bazen aileniz için tempo düşürmek çok kötü olmayabilir.
Kendinizi çocuğunuzun okuluna adayamıyorsanız; ilginizi arada bir de olsa sınıf etkinliklerine katılarak gösterin.
Çocuğunuzla olabildiğince çok oyun oynayın
Hafta sonu birkaç saatinizi sadece çocuğunuzla geçirmeniz aranızdaki ilişkinin kuvvetlenmesini sağlar.
Resim yapın. Çocukların en çok sevdiği şey boyama yapmaktır. Bu kez kıyafetlerinizin ya da yüzünüzün boyanmasına aldırmadan birlikte suluboya resim yapabilirsiniz.
Tiyatro ya da sinemaya gidin.
Arkadaşlarıyla ya da yaşları birbirine yakın arkadaşlarınızın çocukları ile küçük programlar düzenleyin. Yemek, sinema ya da tiyatrodan oluşan bu programın içine müzeleri de ekleyebilirsiniz. Hem bu şekilde çocuğunuzun da sosyalleşmesini sağlamış olursunuz.
Yıldızları izleyin. Bu küçük eğlence çocuğunuzun merak ve keşfetme duygusunu güçlendirecektir.
Yemek yapın. Çocuklar hamur yoğurmaya bayılırlar! Kolay tariflerden başlayarak birlikte kurabiye veya mini pizza hazırlayabilirsiniz.
Mükemmellik ve eksiksiz olma duygusundan nasıl kurtulunabilir?

“Çalışan anne olmak yetersiz anne olmakla aynı şey değildir, yeter ki çocuklarına kaliteli zaman ayırılabilsin” cümlelerini hiç aklınızdan çıkarmayın.
Önceliklerinizi belirleyin ve yapacaklarınızı öncelik sırasına göre dizin. Eve gittiğinizde çocuğunuzla mı zaman geçireceksiniz, kendinizle ilgili yapmanız gereken bir şeyler mi var? Elbette ki, öncelikleriniz günden güne değişiklik gösterebilir. Esnek olup yapacaklarınızı sıralarken, zamanın sınırsız, sizin de ‘biyonik kadın’ olduğunuz şeklinde bir yanılgıya düşmemeye gayret edin.
Her şeyin, her yaptığınızın mükemmel olması gerekmiyor. Bir şeyi mükemmel yapmak pek çok irili ufaklı, haz verebilecek veya gerekli şeyi ihmal etmek anlamına gelebilir.
Çocuğunuzla geçireceğiniz zamanı onunla birlikte programlayın ve bu programa olabildiğince sadık kalmaya çalışın.
İyi ve yeterli anne olmanın tüm zamanının çocukla geçirmek olduğu şeklindeki yanlış inancınızdan vazgeçin.
Annelik konusunda iyi niyetli ve yeterli olduğunuza inanın.
Çocuğunuzu mutlu etmek için elinizden gelen her şeyi yapsanız bile bazen çocuğunuz mutlu olmayabilir. Bu durum onun gereksinimlerini karşılayamadığınız anlamına gelmez. Elinizden geleni yaptığınıza ilişkin duygu ve düşüncelerinizi çocuğunuzla paylaşın ve mutlu olmanın artık büyük ölçüde kendisine bağlı olduğunu söyleyin.
infantil kolik(gaz sancısı)
28/9/2008 · Kategori: ADA


oysa ne kadar da usluydum,annemle işten geldim,çok sıcaktı ve çok yorulmuştum,arabada uyudum anneme pozlar veriyordum...birden karnımda bir hareketlenme oldu sanki,off sıkıntılanıyorummmmmingaaaa,annnnniiiiii ve gaz geldi işte ben çıldırıyorum.ne zaman geçecek bu sancılar?
İNFANTİL KOLİK(GAZ SANCISI)
İnfantil kolikİnfantil kolik için çeşitli yazarlar çeşitli tanımlar yapmaktadır. Ancak en çok kullanılan tanım; sağlıklı bir bebekte barsak kökenli olarak en az günde 3 saat, en az haftada üç gün ve en az 3 hafta süren periyodik ağlamalardır.Ancak çok ağlamanın ölçüsü her anne baba için değişebilmektedir. Bu nedenle en basit tanım belirli aralıklarla oluşan ve ilk üç ay boyunca süren sebebi belli olmayan ve aileyi rahatsız edecek düzeydeki ağlamalar olarak yapılabilir. Genellikle akşam saatlerine doğru sağlıklı olan bebekte birdenbire suratta kızarma, dizlerini karnına çekme ile birlikte tiz bir çığlık şeklinde ağlama başlar ve birkaç dakika içinde geçer. Yine birkaç dakika sonra yeni bir nöbet başlar ve bu ağlamalar 2-3 saat sürer. Bebek birtürlü avutulamaz. Karnından artmış barsak sesleri duyulabilir. Gaz çıkartmakla ağrı hafifleyebilir. Kolik genellikle yaşamın ilk veya ikinci haftasında başlar. Altıncı haftada şiddetlenir. Bebeklerin %25 i günde 3 saatten fazla ağlamaktadır. 2-3. ayda, bazen de 4. ayda kendiliğinden kesilir. Tüm bebeklerin yaklaşık % 20-30 unda görülmektedir. Nedeni bilinmemekle birlikte bazı teoriler oluşturulmuştur: 1.Gıda allerjisi/intoleransı:Birçok emziren anne bebeklerinde koliğe sebep olabilecek gıdaları yedikleri ile aldıklarına inanmaktadırlar. İnek sütünde bulunan antijenler anne sütünde de bulunabilmektedir. İnek sütü proteinine karşı bir kez duyarlılaşan bebek ( placenta yolu ile, anne sütü ile veya hastanede iken verilen formul mamalarla olabilir) anne sütünü aldığında inek sütü proteinine karşı allerjik reaksiyon gösterir. Yapılan çift kör araştırmalarda ısrarcı karın ağrılarının 3 te birinde sebebin gıda allerjisi olduğunu göstermiştir. Yapılan bir başka çalışma ise annenin yediği besinlerle bebeğinde görülen kolik arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Özellikle annenin yediği lahana, karnıbahar, brokoli gibi sebzeler, inek sütü, çukulata ve soğanın bebekte kolik oluşturma olasılığı yüksektir. Hamilelik esnasında sigara ve cafein tüketimi de anne sütünün kalitesini bozmaktadır. 2.Anormal peristaltizm veya çok fazla gaz: Uzun süre aç kalmış ve laktoz içeren mama ile beslenen infantil kolikli bebeklerin nefeslerinde koliği olmayan bebeklere nazaran daha yüksek oranlarda hidrojen gazına rastlanmıştır. Ancak laktozsuz mama ile beslenme de herhangi bir olumlu değişiklik yaratmamıştır. Anne sütü ve inek sütü içerdikleri oligosakkaridlerle immunolojik fonksiyonu yerine getirirler ancak nefeste bulunan hidrojeni de arttırırlar. 3.Artmış hassasiyet: Bu aylarda bebeklerin sinir sistemleri henüz gelişmemiştir ve uyarılara karşı daha duyarlıdırlar. Normal bir gazı acı olarak algılıyor olabilirler. 4.Doğum öncesi gerilim. Gebelik esnasında psikolojik gerginlik yaşayan annelerin bebeklerinde kolik daha sık görülmektedir. 5.İnter reaksiyonel model: Anne babadaki gerilimler ve çevresel faktörler bebeğin duygularını etkileyebilir. Tedavi: Koliğin hiçbir bilinen tedavisi yoktur.Ancak bazı önlemler yararlı olabilmektedir: Öncelikle bebeğinizi bir hekime götürün ve ağlama ve karın ağrısına neden olabilecek diğer hastalıklarla ayırıcı tanısının yapılmasını sağlayın. Bebeğinizin rahat ve tok olmasını sağlayın. Bebeğinizi dik olarak kucağınıza alın ve sırtına minik darbeler vurarak sakinleştirmeye çalışın. Biberonla beslenme 20 dakikadan az sürüyorsa daha az delikli bir biberon başıyla beslemeyi deneyin.Böylece emme arzusunu giderin. Sessiz ve daha az aydınlık bir oda dış uyaranları azaltarak yardımcı olabilir. Bebeği korkutabilecek ani hareketlerden sakının. On dakikadan fazla süredir bebeğiniz ağlıyorsa yüzüstü yatırmayı deneyin. Çok aktif bebeklerde bebeğin bir battaniye ile sarmalanması işe yarayabilir. Bazı bebekler araba yolculuğu ile bazılarıda saç kurtma makinası veya elektrik süpürgesi sesi ile sakinleşebilmektedirler. Ana baba olarak çocuğunuzun sağlıklı bir bebek olduğunu, infantil kolik in çocuğunuzun büyüme ve gelişmesi üzerinde hiçbir olumsuz etkisi olmayacağını ve bir müddet sonra kendiliğinden geçeceğini unutmayın ve moralinizi bozmayın. Bebeğinizi formul mamaları ile besliyorsanız mamayı değiştirin. İnek sütü proteini olan mamalar yerine soya formüllü mamalar bazen yararlı olabilmektedir. Bebeğinizi emziriyorsanız yediğiniz gıdalara dikkat edin (Lahana,karnıbahar,brokoli,ine k sütü,çukulata ve soğandan uzak durmayı deneyin) Koliklerde kullanılan hiçbir ilacın faydası kanıtlanamamıştır. Bazı yan etkilere neden olabilirler.BİZİM HİKAYEMİZ;Ada kızımın gazları 2.hafta kendisini akşamları hafif hafif hissettirerek başladı.3.Haftaya geldiğimizde artık kolik yaşamımız başlamıştı.Uç boyutlarda bazen tüm gün boyu ağlama dolu,kızarık ve uykusuz günler...Doktora gitmeler başladı ama doktorumuz bizi yatıştırıp zamana bağlı olduğunu söyleyerek gönderdi.Eş dosttan duyulan gaz hikayeleri ile muskat(hint cevizi,bitkisel ilaçlar,papatya,anason,rezene,gece çayları,hatta kefir,değişik mamalar denenmedik yöntem kalmadı.Sıcak havlu koyduk karnımıza,banyolar yaptık,günlük çözümler hafif rahatlıklar sağlasa da yetmedi.Doktorumuz dizel arabayla gezdirin :) dedi ,bazen sevdik bazen sevmedik.BEBEĞİNİZİ KUCAĞINIZA ALIŞTIRIN!Kolik-gaz sancısı geldiğinde onu rahatlatmanın en iyi yolu bence bu.Zaten onun hissettiği güven hissi sancılarını hafifletiyor.Sonuçta sizin için yorgunluk oluyor ama hiç pişman olmadım.Kucağa alınan bebekler ileride yaşam boyunca kendine güvenli,dengeli kişiler oluyor imiş.Maalesef bu gaz sancıların tıbbi olarak hiçbir çözümü yok.ÇÖZÜM SİZİN DAYANMA GÜCÜNÜZ VE SABRINIZ!Onun sancısı geldiğinde kucağınızda gezdirmeniz,sizin sıcaklığınızı hissetmesi,ona ninniler şarkılar mırıldanmanız ve sevginiz tüm ilaç bu...Bugün üçüncü ayımızın bitmesine 9 gün kaldı.Şimdilerde sadece akşam sancılarımız var hem de tam yemek vaktinde.Saat 19.00 da bir banyo,kısa bir masaj,pijamalar,beslenme ve beslenirken koltukta salllanma.Uyku geldiiiNe kadar bitmeyecek gibi görünse de bitecek,bitiyor.Koliksiz günlerde buluşmak ümidiyle ,koliksiz bebekler dileriz.


Kızım artık 8.ayın içerisinde;zorlu günlerden sonra hep beraber büyümeye başladık.Kolik krizlerimiz geçti,oturmaya,reklam izlemeye,anne -baba-ada demeye başladık.Alt çenede inci gibi pırıl pırıl 2 tane dişimiz bile var.Zaman geçtikçe ben de bebeğimin isteklerini daha iyi anlamayı onun isteklerine uygun davranmayı öğreniyorum sanırım.İlk zamanlardaki tecrübesizlikler yavaş yavaş yerini yaşanmışlıklara bırakmaya başladı.Ağladığında ne istediğini yada ne şikayeti olduğunu tahmin edebiliyorum.Şimdilerde boğazına birşeyler kaçtığında paniklemeden çıkarma yöntemlerine başvurabiliyorum.Bu güne kadar yaşadığımız maceralardan kolikten bahsetmiştim.Biraz da kısa başlıklarla bebeklerde diş sorunu,ek gıdalara geçiş ,uyku düzeni ve çok çok önemli olan güven ile ilgili paylaşımlarımı anlatmak istiyorum.Ama şunu söylemeliyim ki o kadar güzel bir şey ki anne olmak ,
Anne olmak;
Güç demek;
tüm yorgunluğa rağmen kendinize dahi gücünüz kalmamışken size bakışıyla isteklerini anlatan meleğe koşulsuz koşmak demek,
Anne olmak ;
O ağladığında her hücrenizin paramparça olduğunu hissetmek demek,
Anne olmak;
O acı çektiğinde,her anınızın acı dolu olması,onun tüm acılarını almayı istemek demek.
Anne demek;
uyumamak,yorulmamak,
gülmek,
incefekirli olmak,
herşeyi aynı anda yapabilmek,
özlemek,
düşünmek,
hissetmek ,
çok içten bir sarılış demek.



Ada emmeyi çok seven bir bebek olmadı hiçbir zaman.Bu hafta itibariyle de 8.ayın başlarında artık tamamen bıraktı.İlk aylarda çok direndiğim aylar oldu sadece anne sütü konusunda ancak tıkanma noktalarında hep Milupa Aptamil Milumil yardımıma yetişti.4.ayda başladık ek gıdalara ve çok şükür ki bu dönem bizim için zor bir dönem olmadı.Kayısı püresi ve yoğurtla başladık.Ada yoğurdu sevmedi;oysa onun için küçük kavanozlarda özel mamadan ,sütten yoğurtlar imal etmeye başlamıştım.Sonra sırayla Milupa muhallebiler,meyve-sebze püreleri,Hero meyve sebze püreleri yani kavanoz mamalarına başladık.Aslında hep söylenen evde yapılan taze pürelerin daha iyi ve sağlıklı olduğudur ancak buradan Ülker Hero'ya teşekkürlerimi sunarım ki,Kavanoz Mama Fabrikasının açılışında kullanılan sebze ve meyvelerin ne kadar hijyenik bir ortamda tüm vitamin değerlerini koruyarak küçücük bir kavanoza nasıl yerleştirildiğini gördükten sonra içim rahat ederekten kızıma yedirmeye devam ettim.







Ama genel inanışa döndüğüm günler de olmuyor değil tabiiki,evde olabildiğim haftasonu geniş vakitlerinde özel püre imalatım devam etmektedir.Yoğurt konusunda ise Sütaş Babymix Elmalı imdadımıza yetişti.Denemek için bir kez aldım,bari bu şekilde yoğurt yedirebileyim diye ve kızım çok sevdi.Şimdilerde gece mamasına da bol bol koyuyorum daha rahat bir uyku için.Bu arada yeni bebek sahibi olmuş arkadaşlara bir tavsiyem de tercih ettiğimiz yahut denemek istediğimiz ürünler için bu ürünlerin internet sitelerine üye olarak yahut numune isteği ile size numune göndermelerini isteyebilirsiniz.Hero-Milupa ve Bebelac bu isteğimi geri çevirmedi ,üstelik numuneleri de çok güzel.
Şimdi günlük menümüzü sunalım:

KAHVALTI:
Kahvaltı maması1 t.kaşığı Labne peynir1.çorba kaşığı PekmezTercihe göre de gün aşırı yumurta sarısı,meyve püresi,bebe ekmeği yada bebe bisküvisi

ARA ÖĞÜNLER
Yeme isteğine göre
Yoğurt ,Meyve Püresi,Muhallebi yahut Mama

ÖĞLE YEMEĞİ:
Çorba,Bebe ekmeği

AKŞAM YEMEĞİ:Balık,tavuk,kırmızı et veya sebzeli kıyma-haşlama şeklinde

UYKUDAN ÖNCE VE UYKU ARASI
Mama,yoğurtlu mama yada muhallebili gece tahıllı mama.

BEBEK YEMEKLERİ TARİFLERİ ÇORBALAR:

Sebze çorbası
Çorbalarıma genelde sindirimi zor olan kereviz,enginar ve domates eklemiyorum.Patates,brokoli,havuç,fasülye,kabakKaynatmaya yetecek kadar hazır su1 kaşık mama 1 dilim bebe ekmeği1 çay kaşığı z.yağı1 tutam naneİsteğinize göre bu sebzelerin hepsini bir ya da seçtiklerinizi suda yumuşayıncaya kaynatıktan sonra içerisine diğer malzemeleri de katıp blender ile çırpın.Çorbanız bebeğiniz için hazırdır.
YOĞURT ÇORBASI
3 Y.Kaşığı yoğurt 1 yumurta sarısı1 tatlı kaşığı un 1 çay kaşığı z.yağNane ve hazır su,bebe ekmeğiYoğurt ,un ve yumurta sarısını çırpın hazır su ile sürekli karıştırarak pişirin.sonra üzerine nane ve z.yağ ekleyin.Bebe ekmeğinizi de ekleyerek blederden geçirin.

KAVANOZ MAMASI ÇORBASI:
Sebzeli herhangi bir marka kavanoz mamasını kaynamış su ile sulandırıp yine içine yağ,nane ,bebe ekmeği yada mama ile herhangi bir gece tahılı ekleyip karıştırınız.
KÖFTE:
Dana kıyması
Bir miktar maydonoz,küçük kuru soğan,gece tahılı
Tüm malzemeyi karıştırıp 1 tatlı kaşığı yağ ile köftenizi kızartabilirsiniz.

BALIK
Fırında yapılacak herhangi bir balık ,patates ve havuç.
Fırında zeytinyağı ile patates,havuç ve balık pişirilir.


TAVUK HAŞLAMA
Tavuk patates,havuç ve patatesle haşlanır.Tüm bu yemekler için tuz ve şeker ve diğer baharatları eklemiyoruz.