16 Şubat 2009 Pazartesi

Haftasonu...

Haftasonu evdeydik ailecek.Ada'nın klasik Migros ziyaretini yaptık,raflara bakmaktan,alışveriş sepetinde gezmekten çok hoşlanıyor.Ada mutlu olmuştur sanırım.Çalışan bir anne olduğum için bu güven sorununu fazlaca yaşıyorum.Sanırım annem beni bırakıp gidecek diye düşünüyor.Ne zaman aşarız,nasıl aşacağız ki elimden geleni yapmaya çalışıyorum ,kızım ne zaman güvenecek bilemiyorum ama çok zor olduğunu çok iyi biliyorum.Aslında anlatmaya çalışıyorum,senin için işe gidiyorum,sana daha şeyler sunabilmek istiyorum diye söylüyorum ,umarım ki beni anlıyordur.
Okuduğum bazı başlıklardan bilgiler vermek istiyorum.

Çalışan annelerin yaşamını kolaylaştıran öneriler
İşyerinde emzirme odası gibi özel imkânlar yaratılması için diğer annelerle birlikte mücadele edin.
Ofisteyken işe, çocuğunuzlayken de sadece ona yoğunlaşın.
Ev işleri ve çocuk bakımını eşinizle eşit olarak paylaşın.
Mümkünse ev işinde de yardımcı olabilecek bir bakıcı tutun.
Çok iyi organize olun. Çocuğun çantası, kıyafetleri gibi detayları geceden hazırlamaya çalışın.
Eviniz işyerine yakın olsun. Böylece yolda geçireceğiniz zamanı çocuğunuza verebilirsiniz.
Çalıştığınız için çocuğunuza karşı kendinizi suçlu hissetmeyin.
Çocuğunuzla vakit geçirmek için rutin davranışlara başvurun. Yatakta TV seyrederek ya da okuldan çocuğunuzu kendiniz alarak onunla daha bol vakit geçirebilirsiniz.
İş hızınızı kontrol altında tutun. Bazen aileniz için tempo düşürmek çok kötü olmayabilir.
Kendinizi çocuğunuzun okuluna adayamıyorsanız; ilginizi arada bir de olsa sınıf etkinliklerine katılarak gösterin.
Çocuğunuzla olabildiğince çok oyun oynayın
Hafta sonu birkaç saatinizi sadece çocuğunuzla geçirmeniz aranızdaki ilişkinin kuvvetlenmesini sağlar.
Resim yapın. Çocukların en çok sevdiği şey boyama yapmaktır. Bu kez kıyafetlerinizin ya da yüzünüzün boyanmasına aldırmadan birlikte suluboya resim yapabilirsiniz.
Tiyatro ya da sinemaya gidin.
Arkadaşlarıyla ya da yaşları birbirine yakın arkadaşlarınızın çocukları ile küçük programlar düzenleyin. Yemek, sinema ya da tiyatrodan oluşan bu programın içine müzeleri de ekleyebilirsiniz. Hem bu şekilde çocuğunuzun da sosyalleşmesini sağlamış olursunuz.
Yıldızları izleyin. Bu küçük eğlence çocuğunuzun merak ve keşfetme duygusunu güçlendirecektir.
Yemek yapın. Çocuklar hamur yoğurmaya bayılırlar! Kolay tariflerden başlayarak birlikte kurabiye veya mini pizza hazırlayabilirsiniz.
Mükemmellik ve eksiksiz olma duygusundan nasıl kurtulunabilir?

“Çalışan anne olmak yetersiz anne olmakla aynı şey değildir, yeter ki çocuklarına kaliteli zaman ayırılabilsin” cümlelerini hiç aklınızdan çıkarmayın.
Önceliklerinizi belirleyin ve yapacaklarınızı öncelik sırasına göre dizin. Eve gittiğinizde çocuğunuzla mı zaman geçireceksiniz, kendinizle ilgili yapmanız gereken bir şeyler mi var? Elbette ki, öncelikleriniz günden güne değişiklik gösterebilir. Esnek olup yapacaklarınızı sıralarken, zamanın sınırsız, sizin de ‘biyonik kadın’ olduğunuz şeklinde bir yanılgıya düşmemeye gayret edin.
Her şeyin, her yaptığınızın mükemmel olması gerekmiyor. Bir şeyi mükemmel yapmak pek çok irili ufaklı, haz verebilecek veya gerekli şeyi ihmal etmek anlamına gelebilir.
Çocuğunuzla geçireceğiniz zamanı onunla birlikte programlayın ve bu programa olabildiğince sadık kalmaya çalışın.
İyi ve yeterli anne olmanın tüm zamanının çocukla geçirmek olduğu şeklindeki yanlış inancınızdan vazgeçin.
Annelik konusunda iyi niyetli ve yeterli olduğunuza inanın.
Çocuğunuzu mutlu etmek için elinizden gelen her şeyi yapsanız bile bazen çocuğunuz mutlu olmayabilir. Bu durum onun gereksinimlerini karşılayamadığınız anlamına gelmez. Elinizden geleni yaptığınıza ilişkin duygu ve düşüncelerinizi çocuğunuzla paylaşın ve mutlu olmanın artık büyük ölçüde kendisine bağlı olduğunu söyleyin.

Hiç yorum yok: