9 Temmuz 2009 Perşembe

KIZIM 1 YAŞINDA














7Temmuz 2008-7 Temmuz 2009=1




1 Yıldır bir melekle beraberim,1 yıldır anneyim.7 Temmuz'da kızımın doğumgününü kutladık.Bugün çok duygusal yazamıyorum,duruşmalardan çıktım,herzamanki can sıkan insanlar vb.Belki akşam kendime gelir devam yazarım.Ama aradan da zaman geçmeden yazmak istedim.7 Temmuz dedemizin de doğumgünü,ikisinin bir araya gelmesi çok güzel oldu.Balonlarla ,renkli kağıtlarla süsledik bir güzel evimizi.Salı günü çok güzel bir koşturmacaydı.İşten de kaytardım bu bahaneyle.Adacık ne olduğunu anlamadan ortalıktaki balonlarla oynuyordu,biraz da bu gürültü patırdı hazırlık nedendir bilmediğinden şaşkınlıkla etrafı seyrediyordu.Mum söndürmeyi öğretemedik ama akşam olup da karanlıkta mum söndürüp iyi ki doğdun alkışları kopunca bu işi sevdi,tekrar tekrar istedi.




Misafirlerimizi dün yolcu ettik,adakız uyuyordu,uyandıktan sonra etrafta kimseyi göremeyince biraz bozulmuş ama akşam eve gittiğimde iyiydi şükür.Umarım ki 1 yaş ona büyüme hissi ve bir olgunluk getirir:)Ben de çok şey mi istiyorum ne???




Daha sonra daha fazla yazmak temmennisiyle şimdilik resimleri ekleyim.




Nice güzel yıllara büyü kızım...





8 Temmuz 2009 Çarşamba

Junior olduk...

Daha önce de pek çok bahsetmiştim,sütsel sıkıntılardan.Kızım 7. aya kadar çok anne sütü aldı,hep bir mücadele halindeydik.Ben ilk günlerden itibaren mama kullandım destek olarak.Milupa gerçekten de en sevdiğimiz mama oldu.Milupa Aptamillerden de en çok Milumili sevdik aslında.Bu koyu mavi Aptamil kutularında da aslında Milumil var.Aslında Milupa beni duysa da Milumil için de kutulu üretim yapsa ne iyi olurdu.Ben aldığım çiftli sarı kutuları bu eskiden kullandığımız mavi kutulara boşaltarak kullanıyordum.Şimdi aynı mesele junior için de gündeme gelecek gibi.Gerçi junior şişe paketleri de var ama yine de ben bu mavi kutucukları pek seviyorum.Kızım 1. yaşı ile birlikte artık abla maması içmeye başladı.Bu juniorlara ben abla maması diyorum.Kızıma hala inek sütü vermiyorum;çünkü hijyenine ve besin değerine çok inanamıyorum.Ayrıca bu denli erken verilmesi halinde demir eksikliği de yapıyor ve bunu biliyorum.Anneler hep bebeklerinin kansızlığı olduğundan yakınırlar.Ben bunun erken dönemde inek sütüne başlamaktan olduğu kanısındayım.Bu açıdan Milupa'nın besin değerine ,hijyenine sonsuz inanıyorum.
Bu 1 yıllık süre içerisinde bize olduğu destekten dolayı Milupa ailesine de sonsuz teşekkürler...

1 Yıl Önce...

Blog sevdam kızım için başladı.Bize,yaşadıklarımıza,ailemize dair notlar ,anılar bırakma umuduna.Ve sevgili kızım ADA 1 yıl önce telaşla hayatımıza katıldı.Plesantası çürümüştü,2500 gr kalmıştı,doktorumuz bize kazık atmıştı,yaşamakta olduğu suyu tükenmişti.Biz heyecanla onu beklerken bu sıkıntılar karşımıza çıktı,heyecanımıza endişeler de katıldı.Ama herzaman dediğim gibi onu doğduğu dakika gördüğüm ve Adacıkla o gözgöze geldiğimiz an hayatımın en unutulmayacak beynime kazınmış en belirgin anıdır.Neyse ki çok şükür ki 1 yıldır kızımızla birlikteyiz.Çok uykusuz geceler geçirdik ailecek,adakızın ağlama krizleriyle pijamalarla arabada gezer olduk.Biraz önce blog girdilerimde yazdıklarımı inceledim de Adakızın spor ayakkabılarında yazdığım birkaç ay sonra yürür olayına takıldım.Adakız hala seri halde yürümüyor,canı istediğinde yürüyor ancak.Emeklediği için bu ona yürümekten daha kolay geliyor.Benim kızım çabuk canlı,hırslı,biraz asabi,istediğini koparan,olmazsa hırçınlaşabilen,sevgi dolu,narin,nazlı bir melek.
Ne kadar uykusuz geceler geçirsek de,
Senin ağlama krizlerinde çaresiz kalıp,bitkin düşsek de,
Ama seni yine de ağlatmamaya çalışsak da,
Hayatımız senin programın ve planların dahilinde işlese de ,
Kızım;
HAYATIMIZA KATTIĞIN TAT,ANLAM,HUZUR,TARİFSİZ MUTLULUK VE VARLIĞIN İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ...

4 Temmuz 2009 Cumartesi

TEMMUZ...ADA

Son zamanların en sevdiğim ayı Temmuz ayı oldu 3 yıldır.Gerçi her zaman yaz aylarını çok daha fazla severim.Benim havalarım yaz havalarıdır.Yaz akşamları,çiçekler,tatil,karpuz,kiraz,zeytinyağlılar,dondurma,bahçe,balkon,yazlık,tatil...Daha ne diyeyim ki.......
Telaşeli bir haftaya başlıyoruz bugünden itibaren.7 Temmuz adakızımın doğumgünü.1 Yıl ne çabuk da geçmiş.Ne uykusuzluk kaldı ne kolik,geriye kalan bugünlerde kızımı rahatsız eden çıkmaya çalışan ,çıkamayan köpek dişleri.Kızım yürümeye çalışıyor,isteklerini artık göstererek rahatlıkla anlatıyor,işine gelirse konuşuyor,uyumayı eskiden olduğu gibi gene sevmiyor,tek derdimiz sokak -park-salıncak üçlüsü.Sıcaklardan mıdır,diş ağrısından mıdır tam kestiremiyorum ama kızım yemek yemeyi reddediyor.Onu mutlu eden şeylerin başında mama geliyor.Aslında suyu ilk sıraya almam gerekir.Günde 4-5 kere banyo yapması kadar eğlenceli hissettiği başka şey yok sanırım.Yemek yerken bardağın içine elini sokmak,elini ıslatan bardaktan hızlıca elini çekip elinde kalan suyu içmeye çalışması ise komik ötesi.Öyle bir hızla yapıyor ki Adacık gözlerimiz takibe zor yetişiyor.Yarın anneannemiz,dedemiz,teyzemiz,dayımız,büyükanneannemiz geliyor Ankara'dan.Adakızımın doğumgününe.
Ha bu arada geçtiğimiz cuma günü bari 1 yaş resmi çekinelim ailecek dedik,dedik de ne dedik.Güzelce hazırlandık,kıyafetler,oyuncaklar aldık bir güzelce yanımıza.Girdik fotoğrafçı abimize.Ah nerden dedim ben resim çekinelim diye.Babamız,Şule Teyzemiz,anne Pınar ve ADAKIZ...4 Silahşörler:)Karanlıktan mıdır bilemiyorum ama Ada durumu pek beğenmedi.Daha ilk dakikadan yaşayacaklarımızı sezmiştik aslında.Sağolsun kızım ne kadar ayakta durmaya meraklıysa asla ayakta durduramadık,artık arkadan zorla tutmaya çalıştık,ağlama krizleri,ben elbise giymem çıkarırım krizleri,banane ben gülmem krizleri,asla makinaya bakmam krizleri....Lütfen daha fazla anlatmak istemiyorum.Güzelce fön bile çektirmiştim aslında ama daha bize mutlu aile pozu sırası gelmeden terlemekten fön mön kalmadı.Henüz alamadık fotoları.Alınca eklerim bilahare...
Şimdilik benden bu kadar.Tekrar döneceğim yazmaya,ama sanırım salıdan önce yazamam,sevgiyle kalın...