2 Nisan 2010 Cuma

Naaaaan Naaaaaa,Saaaallaaaa (SALINCAK)

Sevgili kızım,adacım


Anneciğin şifresini unuttuğundan beri sana blog girdisi yazamaz olmuştu.Anladım ki bilgisayar çerezlerle dolmuş,o yüzdenmiş,şifremi unutmamışım.


Adacığım aradan 21 ay geçmesine rağmen hala sallanma,salıncak,sallanarak uyuma alışkanlığın ilk günkü gibi taze.Daha önceden sana 8 aylık annelik deneyimlerime ilişkin bir yazı yazmıştım;çok fazla değişen şeyler olmadı,ancak değişen şeyler arasında gün geçtikçe benim seninle ilgili konularda daha panik atak bir hal almam oldu sayılabilir.Sen de hala kıpır kıpır,hareketi fazla ve çok bilmiş evlat statüsünde ilerlemeye devam ediyorsun.Ateşli günler,azı dişleri,konuşma sancıları,yürüme çabalarıyla düşmeler yaralanmalar ve ben uyumayı sevmiyorumlar......


Son günlerdeki LULİ TV aşkından biraz bahsetmek istiyorum.Öyle bir aşk ki,biliyorsun geceleri dahi seni luuuuliiiii izlemekten eksik koymaz oldu.Hayat saat 24.00 da çalar saat gibi uyanıp,''anneeeh annneeh luliiiiii'' diyerek oturma odasında sabahlanan benim sana kyakeeeer,mama,duuuu getirerek geçirdiğimiz günlerle doluyor.


Bu süreç içerisinde sayıları öğrendik;biyyyy,biyyyy,biyy


biyy,itiiii,biyyyyy


biiyyy,bess,dokkus,dediiii,unnnn :)


Bir sana dair bir şikayet sunmak istiyorum ki,eğer şikayetimi değerlendirmez isen annen yakında bir panikatak hastası olarak kalacak;


sevgili kızım ;beşiğinin paravan çubuklarından birini ne kadar senin kolay inip çıkman için çıkarmış olsam da bu inme olayı genelde sabah yataktan inmek içindir.Gece 2-3-5 demeyip hayalet gibi annenin yanına gelip de başımda sessizce izlemek ve sonra da dürtmek için değildir.


Dikkate alacağını umuyorum.


Zaman ne kadar çabuk geçiyor.Doğduğun günlerde senin bugünlerde bana arkadaş gibi olacağın hiç aklıma gelmezdi.Seninle aynı koltukta luliii de olsa :) izlemekten duyduğum mutluluk tarifsiz....

Ne kadar mutfak çekmecelerimi senin intihar girişimlerinde bulunmaman için boşaltmış olsam da ben yemek yaparken senin inatla çekmecelerde kalan 3-5 parçayı dökmen,sonra anneee nemek,nemek diyerek benimle çalışman,

Sokakta yürürken sen her ne kadar elimden pırtıp kaçma çabasında olsan da seninle gezebilmek,

Bebek arabasında sen oturmamak,benim seni oturtmak için verdiğim çaba,

İşten her dönüşümde kapıyı açar açmaz MAMAKIIII,MAMAKIII diye o minicik işaret parmağına sanki birşeyler olmuş gibi nazlanman.....Tarifsiz.....

Ödekler bakbak

kuşlar cıkcık

eşekler aıı

inekler mövvv diyor...
esekler aıııı
adlan koouuuvv :)




Hiç yorum yok: